Pazırık Halısı Türklerin geleneksel sanatı olan halı ilk olarak M.Ö. 5 – 4. yüzyıllar arasında Türklerin yoğun olarak yaşadığı Al...
Pazırık Halısı
Türklerin geleneksel sanatı olan halı ilk olarak M.Ö. 5 – 4. yüzyıllar arasında Türklerin yoğun olarak yaşadığı Altay dağlarının eteğinde bulunan Pazırık kurganlarında bulunmuştur. Bugün bu halılar, St.Petersburg’da Hermitage Müzesi’nde sergilenmektedir (http://goo.gl/cTvpXZ ) .
http://www.tiem.gov.tr/hali-ve-kilim.asp
****
Türk Halı Sanatı hakkında ilk önemli buluntu, Rus arkeolog C. i. Rudenko tarafindan, 1947-49 yılları arasında, Sibirya'da Altay Dağları eteklerinde, V. Pazırık Kurganı'nın da (oda mezar) çıkartılan ve günümüzde Pazırık halısı diye bilinen halıdır. Bugün Lenlngrad Ermitaj Müzesi' nde sergilenmektedir. M.Ö.IIII-II, yy.' da, Asya Hunları tarafindan dokunduğu kabul edilmektedir.
http://e-dergi.atauni.edu.tr/index.php/gsfd/article/viewFile/3147/3039
****
Halı sanatının doğduğu coğrafya bugün dahi Türklerin yaşadığı alanlardır. Halı hakkında yapılan yüzyıla yaklaşan çalışmaların önemli bir kısmı halı sanatının dünyaya Türkler tarafından tanıtıldığını ortaya koymaktadır. Pazırık halısından önce bulunan ve VI. yy. ait olan halı da Doğu Türkistan’da bulunmuştur. İslam ülkeleri ise halıyı, Selçuklular vasıtasıyla tanımıştır. Pazırık’da bulunan halı bilim adamları tarafından “Türk Düğümü” olarak bilinen “Gördes Düğümü” ile dokunmuştur. Ayrıca düğümlü halı tekniği ilk defa İç Asya’da kullanılmıştır. Bu nedenle bazı eserlerde düğümlü halıların Türk tarihiyle yakın ilgisi olduğu belirtilir. Sanat tarihçilerinin belirttiğine göre, “İran düğümü” “asimetrik”; “Türk düğümü” ise “simetrik” yani geometriktir.
Dolayısıyla Pazırık halısındaki düğümlerin de simetrik olması, bu halının Türk halısı olduğu (en azından İran halısı olmadığı) hususunda önemli bir belgedir (Yetkin, 1963: 2; Yetkin, 1991: 1-2; Haock, 1975; 38; Diez, 1955: 46). Kyzlassov, Simirov, Kisselev ve Griaznov gibi Rus bilim adamları da Rudenko’nun görüşlerine karşı çıkarak, Pazırık’da bulunan halının İran halısı olduğuna dair görüşlere itiraz etmişlerdir. Sanat tarihi uzmanlarından Erdman da önceleri Pazırık’da bulunan halının Türk halısı olduğu konusunda kuşkular taşımış olsa da en son yazdığı eserde bu halının “Türk ilmiğiyle dokunmuş” olduğunu kabul ederek, Pazırık halısının Türk halısı olduğu görüşünü savunmuştur (Diyarbekirli, 1974: 263; Tekçe, 1993: 32-33). Diyarbekirli’ye göre de “Pazırık halısı Altaylarda yaşayan Hun topluluklarının bir nevi maddi değerlerinin aynası olarak karşımıza çıkmaktadır” (Diyarbekirli, 1974: 267). Bu bilgilere rağmen Pazırık halısındaki hakim damgaları, ve Türklerin kullandığı geometrik damgaları araştırma alanımızdaki yalnızca halı-kilimlerde değil, bir evin dış duvarında, kağıt paralarda “orak çekiçlerin” arasında, bir mezar taşın da, hatta tuvaletlerin tavanlarında veya duvarlarında görebilirsiniz.
Dr. Mustafa AKSOY'un
38. ICANAS (Uluslararası Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresi)
Türklerin geleneksel sanatı olan halı ilk olarak M.Ö. 5 – 4. yüzyıllar arasında Türklerin yoğun olarak yaşadığı Altay dağlarının eteğinde bulunan Pazırık kurganlarında bulunmuştur. Bugün bu halılar, St.Petersburg’da Hermitage Müzesi’nde sergilenmektedir (http://goo.gl/cTvpXZ ) .
http://www.tiem.gov.tr/hali-ve-kilim.asp
****
Türk Halı Sanatı hakkında ilk önemli buluntu, Rus arkeolog C. i. Rudenko tarafindan, 1947-49 yılları arasında, Sibirya'da Altay Dağları eteklerinde, V. Pazırık Kurganı'nın da (oda mezar) çıkartılan ve günümüzde Pazırık halısı diye bilinen halıdır. Bugün Lenlngrad Ermitaj Müzesi' nde sergilenmektedir. M.Ö.IIII-II, yy.' da, Asya Hunları tarafindan dokunduğu kabul edilmektedir.
http://e-dergi.atauni.edu.tr/index.php/gsfd/article/viewFile/3147/3039
****
Halı sanatının doğduğu coğrafya bugün dahi Türklerin yaşadığı alanlardır. Halı hakkında yapılan yüzyıla yaklaşan çalışmaların önemli bir kısmı halı sanatının dünyaya Türkler tarafından tanıtıldığını ortaya koymaktadır. Pazırık halısından önce bulunan ve VI. yy. ait olan halı da Doğu Türkistan’da bulunmuştur. İslam ülkeleri ise halıyı, Selçuklular vasıtasıyla tanımıştır. Pazırık’da bulunan halı bilim adamları tarafından “Türk Düğümü” olarak bilinen “Gördes Düğümü” ile dokunmuştur. Ayrıca düğümlü halı tekniği ilk defa İç Asya’da kullanılmıştır. Bu nedenle bazı eserlerde düğümlü halıların Türk tarihiyle yakın ilgisi olduğu belirtilir. Sanat tarihçilerinin belirttiğine göre, “İran düğümü” “asimetrik”; “Türk düğümü” ise “simetrik” yani geometriktir.
Dolayısıyla Pazırık halısındaki düğümlerin de simetrik olması, bu halının Türk halısı olduğu (en azından İran halısı olmadığı) hususunda önemli bir belgedir (Yetkin, 1963: 2; Yetkin, 1991: 1-2; Haock, 1975; 38; Diez, 1955: 46). Kyzlassov, Simirov, Kisselev ve Griaznov gibi Rus bilim adamları da Rudenko’nun görüşlerine karşı çıkarak, Pazırık’da bulunan halının İran halısı olduğuna dair görüşlere itiraz etmişlerdir. Sanat tarihi uzmanlarından Erdman da önceleri Pazırık’da bulunan halının Türk halısı olduğu konusunda kuşkular taşımış olsa da en son yazdığı eserde bu halının “Türk ilmiğiyle dokunmuş” olduğunu kabul ederek, Pazırık halısının Türk halısı olduğu görüşünü savunmuştur (Diyarbekirli, 1974: 263; Tekçe, 1993: 32-33). Diyarbekirli’ye göre de “Pazırık halısı Altaylarda yaşayan Hun topluluklarının bir nevi maddi değerlerinin aynası olarak karşımıza çıkmaktadır” (Diyarbekirli, 1974: 267). Bu bilgilere rağmen Pazırık halısındaki hakim damgaları, ve Türklerin kullandığı geometrik damgaları araştırma alanımızdaki yalnızca halı-kilimlerde değil, bir evin dış duvarında, kağıt paralarda “orak çekiçlerin” arasında, bir mezar taşın da, hatta tuvaletlerin tavanlarında veya duvarlarında görebilirsiniz.
Dr. Mustafa AKSOY'un
"KÜLTÜR SOSYOLOJİSİ AÇISINDAN HALI- KİLİM SANATI VE ETNOGRAFİK ESERLERDEKİ DAMGALARIN DİLİ"Makalesinden
38. ICANAS (Uluslararası Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresi)
COMMENTS